Allaha imanın maddi ve manevi faydaları

2010-10-31 00:28:00

Şirk, Allah'a eş ve ortak koşma manasına gelir Allah'ın birliğine ortak kabul etmek şirk olduğu gibi, kudret ve tasarrufunda O'na ortak kabul etmek de şirktir Şirk'in diğer bir çeşidi de, yalnız Allah'tan beklenmesi gereken sonuçları, Allah'tan başka güç ve kişilerden beklemektir

Şirk'in zıddı tevhiddir O da, Allah'ın varlığını ve birliğini kabul etmekle beraber, O'nun tasarruflarında tek kudret sahibi olduğunu, hüküm ve irâdesinin her şeyin üstünde bulunduğunu kabul etmektir İslâm dininde tevhid esastır Hemen hemen bütün ibâdetlerin ana gayesi çeşitli konularda müslümanların arasında birliği sağlamaktır Dünyanın her yerindeki müslümanların aynı ezanı okumaları, ibadetlerinde aynı kıbleye dönmeleri, tevhidin birer göstergesidir Şirk bunun tam zıddıdır Tevhid'in ana gayesi ve esas hedefi olan Allah'ın birliği hususundaki inancı zedelemek, O'na ortak kabul etmek, büyük şirk kabul edilmiştir

Yüce Allah'ın şirke bakışını ve şirkin Kur'an'daki tanımını sergileyen diğer bazı âyetlerin meâli şöyledir:

"Allah, kendisine ortak koşulmasını elbette bağışlamaz O'ndan başka günahları dilediği kimse için bağışlar Kim Allah'a ortak koşarsa, büsbütün sapıtmıştır" (en-Nisa, 4/116)

"Onlar (müşrikler, şirk koşanlar insanları) ateşe çağırır Allah ise izniyle Cennete (girmeye) ve mağfirete çağırır" (el-Bakara, 2/221)

"Kitâb ehlinden ve (Allah'a) şirk koşanlardan kâfir olanlar, Cehennem ateşindedirler Orada ebedî kalacaklardır Onlar, halkın en şerlileridir" (el-Beyyine, 98/6)

Tevhide aykırı olan, Allah'ın ve Peygamber (sas)'in emirlerine ters düşen şirke, kimden gelirse gelsin, itâat etmemek gerekir İslâm dini anne babaya son derece itâat etmeyi, onlara saygıda bulunmayı emrettiği halde, şirk olan hususlarda, onların sözünü dinlememeyi ve onlara tabi olmamayı istemektedir Konu ile ilgili bazı âyetlerin meâli şöyledir:

"Biz insana anne-babasına iyilik etmeyi tavsiye ettik Eğer onlar seni, (gerçekliği) hakkında hiçbir bilgin olmayan bir şeyi, bana ortak koşmanı için zorlarlarsa, (bu hususta) onlara itâat etme Dönüşünüz banadır O zaman size yaptıklarınızı haber veririm" (el-Ankebût, 29/8)

Allaha imanın insanlara kazandırdığı maddi ve manevi faydalar:

Bir insanın imansız ve ibadetsiz huzurlu olması mümkün değildir Nasıl ki, vücudumuz için, A,B,C,D, gibi vitaminlere ihtiyacımız vardır Bunları temin eden bir insan, maddi vücudunu sağlığa ve huzura kavuşturur Aynen öylede Rabbimizin ruh ve kalp huzuru için bize sunmuş olduğu bir vitamin reçetesi vardır Bunların başında imangeliyor Allah’a imanı olup her yerde hazır ve nazır olduğunun keyfiyetini ruh ve kalbinde yaşayan bir insanın nazarında, dünya küçülür, ehemmiyetsizleşir Bundan sonra namaz başta olmak üzere ibadetler vitamin vazifesini görür Size bu hususta ışık tutacak bir yazıyı gönderiyoruz Selam ve dua ile

İNANCIN VE İBADETİN sağlığımız üzerinde olumlu etki yaptığı, daha uzun ve sağlıklı yaşamamıza katkıda bulunduğu artık kanıtlanmış durumda

Özellikle Batıda, tıp bilimi ‘sağlık ve maneviyat’ birleşimiyle gitgide daha fazla ilgileniyor Amerika’da 125 tıp fakültesinin 80’inden fazlası ‘din ve tıp’a dair kurslar veriyor Kanada’da ise Toronto Üniversitesi’nde Ekim ayında “Maneviyat ve Sağlık” konulu büyük bir konferans düzenleniyor

Araştırmalar, dinî, manevî bir yolu takip eden insanların daha uzun ve güçlü bir sağlığa sahip olma ihtimallerinin etmeyenlere oranla, belirgin ölçüde fazla olduğunu gösteriyor Dua, meditasyon, ibadet ve diğer ‘zihin-beden’ yaklaşımları tedavi etme süreçlerinde yararlı gözüküyor

Kanada, Amerika ve sair Batı ülkelerinde yapılan 400 röportaj ve 1200’den fazla çalışma şunları gösterdi: İbadetine sık sık devam edenlerde, seyrek eden veya hiç etmeyenlere oranla gözle görünür oranda daha az hastalık karşılaşılıyor

Kuzey Amerika’da ölümlere yol açan üç önemli hastalık—kalp rahatsızlığı, kanser ve hipertansiyon—dinî eğilimleri olan insanlarda düşük oranda görülüyor

Özel veya bir cemaat içinde ibadet eden daha yaşlı yetişkinlerde ise az sayıda hastalık belirtisi, daha az sakatlık, daha az depresyona rastlanıyor Bu hastalarda müzmin anksiyete (endişe hali) ve bunaklık oranının da aynı yaştaki sair insanlara göre daha az olduğu tesbit edilmiş bulunuyor

Yine, dindar insanlar, dindar olmayanlara oranla daha uzun hayat sürüyorlar Bu sonuç dindar insanların sigara ve içkiden uzak durmaları ve çarpık cinsel alışkanlıklarının olmayışından dolayı sağlık risklerinin düşük oluşuna bağlanıyor

Meditasyon ve duanın hastaların iyileşme gücünü arttırdığı artık biliniyor Üstelik, bu tedavi yöntemlerinin yan etkisi yok ve acı vermiyor

International Journal of Psychiatry in Medicine’ın Şubat 2002’de yayınladığı yeni araştırmaya göre ise, inananların beraberce yaptığı ibadetlere sık sık devam etmeyenlerin kanser-dışı sindirim hastalıklarına yakalanma ihtimalleri iki kat daha fazla Damar rahatsızlıklarından (kalp krizi ve felç dahil) ölme oranları yüzde 21, solunum hastalıklarından ölme oranları ise yüzde 66 daha fazla

Bunların dışında, bu araştırma bir noktaya parmak basıyor: Dinin psikolojik faydaları giderek daha çok anlaşılıyor Daha yüksek seviyelerdeki dinî inanç ve maneviyat strese karşı daha çok dayanıklılık, daha düşük seviyelerde anksiyete, daha iyi yetenekler, güçlü sahiplenme duygusu ve genellikle daha berrak, aydınlık bir hayat veriyor

Hangi Din Sağlığa Daha Faydalı?

Burada şöyle bir soru akla geliyor: Daha iyi bir sağlığı garanti etmek için hangi din seçilmeli? Araştırma sonuçlarına göre, şu prensipler rahatlıkla söylenebilir: Cinsel sapkınlığı ve zararlı maddeleri kullanmayı yasaklamalı Kendisine tâbi olan insanlara zorluklar karşısında teselli verebilmeli İbadet ve dua içeriyor olmalı Cemaat ruhuna sahip bulunmalı

İnancın Sağlığa Faydaları

Bu konu hakkında ise iki temel giriş kitabı var: The Handbook of Religion and Health (Din ve Sağlık Elkitabı) dinî pratik ve sağlığın bağlantısını araştıran çalışmalar arasında seçilmiş 712 sayfalık bir eser God, Belief and Health (Allah, İman ve Sağlık) ibe hastalık ve ölüm noktasında inançlı grupların diğerlerine göre daha iyi durumda olduğunu söyleyen uzmanların belki de en önde geleni olan Dr Jeff Levin tarafından yazılmış

Dr Levin, araştırmasında şunu vurguluyor: Kendilerini bazı davranışlarından kısıtlayan ve sağlıklı bir hayat tarzını destekleyen dinî grup üyeleri daha az kalp krizi, hipertansiyon ve kanser riski taşırlar Daha iyi, uzun bir ömre sahip olurlar Alkol ve sigarayı yasaklayan, kısıtlı diyet uygulatan, evlilik dışı cinsel hayata müsaade etmeyen dinler, bu konularda avantajlıdır Yine, ibadet için bir yere devam etmeden ve ibadet olarak birtakım bedensel aktiviteler yapmadan bu yarar sağlanamaz

Dr Levin, ‘Kuzey Amerika katilleri’ olarak bilinen üç hastalığı—kalp, kanser ve hipertansiyon—inançlı insanlarda inanmayanlara oranla daha düşük oranda rastlandığını tekrarlıyor Meselâ, Yahudi kadınların, eşlerinin sünnetli olmalarından dolayı, rahim kanserine daha az yakalandıklarını söylüyor Keza, sünnet olmayan Hindular arasında, rahim kanserinin, böyle bir hastalığa yakalandıkları hemen hiç duyulmayan Hint Müslümanlarına oranla oldukça fazla görüldüğünü belirtiyor

Benzer şekilde, sabırlı, aceleci ve saldırgan olmayan, alkol kullanmayan, ibadet yerlerine düzenli biçimde giden mü’minlerde hipertansiyona bağlı ölümler yüzde 40 daha az görülüyor

Bütün bunlarla birlikte, biliyoruz ki, iman ve ibadetin asıl gayesi, bizi Yaratan Rabbimize olan bağlılığımızı göstermektir Bu araştırmalar ise gösteriyor ki, Rabbimiz bunun mükâfatı bu dünyada gönlümüze coşku, kalbimize huzur vermekle kalmıyor; aynı zamanda sağlığımıza sağlık katıyor!

Sefa Saygılı – Zafer Dergisi
 

91
0
0
Yorum Yaz